Hakkımızda

logo2 KJB

Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi

KJB- Yüce Kadınlar Topluluğu

Özünde Evrensel Bir Kadın Mücadelesidir

Bugün insanlığın temel sorunlarının cevabı özgürlük ve demokraside yatmaktadır. İnsanlık tarihinin en gizli, temel özgürlük ve demokrasi sorunu ise cinsler arası ilişkilerin düzenlenmesi sorunudur. Bir başka deyimle, kadın sorunu günümüz dünya gerçeğinin en temel özgürleşme ve demokrasi sorunudur. Genel anlamda kadının özgürlüğü, savaş ve barış sorunlarından tutalım, özgür-demokratik bir yaşamı gerçekleştirmeye kadar, birçok sorunun çözümünün kilidi konumundadır.

Demokrasi, adalet ve eşitliğin dışta değil, öncelikle içte yaratılması gerektiğine inanan Kürt kadınları, ilk ve kapsamlı örgütlenmelerini bu eksene dayandırmaktadırlar. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kadın özgürlüğünü, Kürt toplumunun özgürleşmesi olarak ele alan ilkesel yaklaşımı PKK’nin 30 yıllık mücadele tarihi boyunca yoğun bir kadın katılımını da beraberinde getirmiştir.  Dağlara akın akın gelen binlerce kadın bir yandan NATO’nun tüm desteğini alan sömürgeci Türk ordusunun Kürt halkına yönelik geliştirdiği imha amaçlı saldırılara karşı Kürt halkının ulusal kimliği ve özgürlüğü için silahlı mücadelesini vermiştir. Diğer yandan ise beş bin yıllık erkek egemenliğine karşı öz bilinç, öz örgütlülük ve mücadele perspektifini esas alarak ve kendi özgün örgütlenmesini yaratarak kadının cins olarak özgürleşmesinin mücadelesini vermiştir. Bu mücadele pratiği, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın devrim teorisinin özünü içeren; toplumun özgürlüğünün kadın özgürlüğünden geçtiği ve bunun öncelikle devrim sürecinde gerçekleştirilmesi gerektiği perspektifine dayanmaktadır. Kürt kadınları özgürlük mücadelelerinin tarihsel ve felsefi dayanağını bu perspektif üzerinden oluşturarak PKK’nin kuruluşundan bu güne kadar devam eden uzun mücadele süreci boyunca hem cins mücadelesi, hem de Kürt halkının ulus olarak özgürlük mücadelesini vererek iki yönlü zorlu bir mücadele içerisinde olmuşlarıdır.

Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketinin Kısa Tarihçesi

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ilk kadın özgürlük sorunu çözümlemesini ‘köle kadınla devrim olmaz’ diyerek başlatmıştır. Daha sonraki yıllarda kadın özgürlük sorunu kapsamında kadın, aile ve cins özgürlüğü, mücadele araçları- yöntemleri konusundaki eleştiri, analiz ve perspektiflerini giderek derinleştirmiştir.

1990’larda PKK’nin özgürlük düşüncelerinin toplumsallaşması sonucu Kürdistan’da ilk olarak 1989’da kadın öncülüğünde Nusaybin kentinde halk serhıldanları sürecine girilmiştir. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kadın özgürlük sorunu, aile ve toplum analizlerinin Kürt kadınları üzerinde yarattığı etki, PKK saflarına akışı beraberinde getirmiştir.Feodal- aşiret yapılanmasına dayalı toplumsal cinsiyetçiliğin kadında yarattığı sıkışma ve Türk devletinin Kürt halkı üzerinde ağırlaşan ulusal-sınıfsal baskıları Kürt kadınlarının 90’lı yıllarla beraber gerilla mücadelesine katılımlarını yoğunlaştırmıştır. Türk devletinin geliştirdiği işkence, tutuklama, Kürt ve Kürdistan ile ilgili her şeye karşı koyduğu yasaklara karşı duyulan öfke, cins ve ulusal özgürlük arayışı Kürt kadınlarının mücadeleye katılımında temel etken olmuştur. PKK’ye katılımlar gerillaya yoğun gelişirken, aynı zamanda Kürdistan’ın hemen her bölgesinde ve Avrupa gibi sürgünde yaşanan yerlerde siyasi çalışmalar ve eylemlere katılımda da giderek büyük bir artış yaşanmıştır. İlk kadın örgütleme deneyimi Türk devletinin imhacı ve yasakçı zihniyetinden dolayı, Kürdistan’da değil, 1987’de Almanya’nın Hannover kentinde YJWK adıyla gelişmiştir. Sürgünde yaşayan Kürt kadınlarının özgün örgütlenmesini ve özgürlük mücadelesini hedeflemiştir.

Özgür Kadın Ordulaşması

1990’larla birlikte gerilla saflarına binlerce kadının katılımı nicel ve nitel bir birikimi yaratmıştır. Bu gelişme Kürdistan’da Kürt kadınları açısından özellikle gerilla içerisinde yeni bir örgütlenmeyi gerekli hale getirmiştir. Bunun üzerinden 1993’te gerilla güçleri içerisinde ilk özgün kadın birliklerinin oluşumuyla kadın ordulaşmasına giriş yapılmıştır.  İlk ordulaşma aşamasında kadının geleneksel şekillenmesi, feodal toplum özelliklerinin etkisi kadının kendi özgüvenine dayalı örgütlenmesi ve mücadele etmesinde zorlanmalara yol açmıştır. Ancak Kürt kadınlarının özgürlük inancı, arayışı, öz güce dayanması ve özgün örgütlenmenin yarattığı güven hızla ideolojik, askeri, siyasal, sosyal açıdan örgütlenmenin gelişmesini sağlamıştır. Erkeğe ait görülen birçok mücadele alanında Kürt kadınlarının sağladığı başarılı yürüyüş kadına büyük bir özgüven kazandırmıştır. Erkeğin, dolayısıyla Kürt toplumunun zihniyetinde, yaşamında ve toplumsal yapılanmasında özgürleşme ve demokratikleşmede devrim içinde devrim niteliğinde değişim- dönüşümler yaratmıştır. Erkeğin kadına karşı olan klasik egemenlikli bakış açısı ve zihniyetinde önemli bir değişime yol açılmıştır.

Kadın ordulaşmasına bağlı olarak gerilla kadınların toplum içerisinde yürüttükleri siyasal ve toplumsal çalışmalar, Kürt kadınlarını köy ve şehirlerde de örgütlenmeye yöneltmiştir. Bu gelişme sonucunda kadın ordulaşmasını da içine alan ve toplumsal alanda siyasi örgütlenmeleri de hedefleyen daha geniş bir örgütlenme kararlaştırılmıştır. Bu temelde1995’te I. Kürdistan Kadın özgürlük Kongresinde YAJK (Yekitiya Azadiya Jinen Kurdistan) adıyla birlik örgütlemesine gidilmiştir. YAJK örgütlenmesi kadın ordulaşmasında yaşanan deneyimler üzerinden gelişmiştir. Bu süreç güç ve örgüt olmak için erkeğe benzeşme veya yedeğine düşmekten ziyade, kadının öz iradesiyle politik ve toplumsal bir bakış açısı geliştirmesi için önemli bir aşama olmuştur.

YAJK’la birlikte Kürt kadınlarının ulaştığı düzeyin diğer kadınlarla ortaklaştırılması amacıyla uluslar arası alanda kadın özgürlüğü için mücadele eden kadın hareketleriyle ittifak arayışları geliştirilmiştir. Bu temelde 1995’de Pekin’de yapılan BM Kadın konferans ve etkinliklerine YAJK katılım sağlamıştır.

Kadın Kurtuluş İdeolojisi

Edinilen bilinç ve tecrübeyi daha da ilerletmek için 1997’de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, erkek egemenlikli sistemden, köle kadın kişiliğinden kurtulma mücadelesini içeren kopuş teorisini kadınların gündemine koymuştur. Kopuş teorisi; kadınların egemenlikli sistemden zihinsel, ruhsal ve kültürel olarak kopuşunu ifade etmektedir. Kopuş teorisiyle egemenlikli sistemi tanıma ve buna karşı mücadele etmede bilinç, cesaret ve duruş kazanılmıştır. Kadınlar uzak tutulduğu tüm alanlarda kendi kimliğiyle yer alarak, örgütlemede tecrübe kazanmış, kendi kendisini yönetme ve yönlendirmede yetkinleşmiştir. Kopuş teorisinin paralelinde erkeği dönüştürme projesi adıyla erkeğin özgürleşme, kendini dönüştürmesi için de çeşitli çalışmalar geliştirilmiştir.

8 Mart 1998’de Kadın kurtuluş ideolojisiyle kadın öncülüğünde sosyal devrimin temel ilkeleri belirlenmiştir. Kadın kurtuluş ideolojisinin temel ilkeleri; yurtseverlik, özgür düşünce ve iradeyle yaşama katılım, örgütlülük, mücadelecilik ve estetiktir. Kadın Kurtuluş İdeolojisinin pratikleştirilmesi amacıyla 8 Mart 1999’da Kürdistan İşçi Kadın Partisi (PJKK)’nin kuruluşuyla kadın partileşmesine gidilmiştir. İlk kadın partileşmesi, erkek egemenlikli uygarlık sistemini ve onun her türlü biçim ve uygulamalarını sorgulamada yeni bir bakış açısı kazanmanın başlangıcı olmuştur.

Kadın partileşmesi mücadelenin gelişimine paralel olarak toplumda açığa çıkan aydınlanma ve bilinç düzeyine göre içerik ve biçim olarak çeşitli değişimlerle gelişimini sürdürmüştür. 1999’da kurulan PJKK, adını değiştirmiş, örgütlenme ve mücadele perspektifini daha da genişletmeyi esas almıştır. Buna bağlı olarak Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi 2000’de Kadın Özgürlük Partisi (PJA) örgütlenmesiyle evrensel sorumluluğu üstlenerek, Kürt kadın deneyimlerini diğer halkların kadınlarıyla paylaşmaya özen göstermiştir. PJA dünya kadınlarıyla ortaklaşmak üzere Kadın Toplumsal Sözleşmesini hazırlamış ve 2000’li yıllarda katıldığı kadın etkinlikleri ve organizasyonlarında diğer kadınların görüşlerine sunmuştur. Dünya Kadın Anayasa tartışmalarına ise hazırladığı bu Toplumsal Sözleşme taslağıyla katılmıştır. PJA, çeşitli devrimci kadın hareketleri başta olmak üzere insan hakları, barış ve demokrasiye dönük çalışma yürüten kadın örgütleriyle de ilişki içinde olmuştur.

2004’te PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan) ile kadın partisi örgütlenmesini daha da genişleterek Kürt Özgürlük Hareketinin çeşitli örgütlenme alanlarında yer alan kadın gücünün çatı partisi rolünü üstlenmiştir. Ancak mücadelenin gelişmesi ve örgütlenmenin daha da derinleşmesiyle aydınlama ve kadın Rönesanssının yaşandığı Kürdistan’da partiyi aşan, daha esnek ve kapsamlı, konfederal bir kadın örgütlenmesi ihtiyacı açığa çıkmıştır. Bu nedenle Nisan 2005’te dört parça Kürdistan’ın yanı sıra, yurtdışındaki kadınların örgütlülüğünü kapsayan Yüce Kadınlar Topluluğu (KJB) çatı oluşumuyla kadınların konfederal örgütlenmesinin kuruluşuna gidilmiştir.

Amansız özgürlük mücadelesiyle kendini tanımaya başlayan ve özüyle buluşan Kürt kadını, toplumda sosyal dönüşümün öncü gücü olma rolünü oynayarak Kürdistan’da toplumsal devrimi önemli oranda sağlamıştır. Kürt kadını KJB ile ideolojik, teorik, politik ve stratejik kazanımlarla daha cesur ve hamleci bir karaktere sahip olmuştur. Halk içerisinde serhıldanlarda öncü katılımı ve Türk askeri ve polisinin saldırıları karşısında yiğitçe direnen Berivan (Bınevş Egal) binlerce kadının özgürlük arayışına yön vermiştir. Gerilla savaşına, kadın ordulaşması, komutanlaşmasında Beritan (Gülnaz Karataş), Zilan (Zeynep Kınacı), Şilan (Meysa Baki), Viyan (Leyla Muhammed), Ronahi (Şirin Elamohoyi) gibi binlerce öncü kadın kişilikleri, direniş ve mücadeleleriyle Kürdistan Kadın Hareketi kadar dünyadaki kadın özgürlük mücadelesi açısından görkemli bir mücadele geleneğini yaratmışlardır. Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketinin mücadele tarihi boyunca YJWK, YAJK, PJKK, PJA, PAJK ve en son KJB deneyimiyle gerçekleştirdiği sosyal, kültürel, zihinsel devrimle Kürdistan’da kadının makus tarihi tersine çevrilerek toplumun özgürlüğü garanti altına alınmıştır. Kürt toplumunun demokratikleşmesi, dolayısıyla özgür birey- özgür toplum olgusuna büyük oranda ulaşılmıştır. Bununla özgür topluma ulaşma mücadelesinde çok ciddi adımlar atılmıştır.

            KJB  – Koma Jinén Bilind

Koma Jinén Bilind 20 Nisan 2005 tarihinde kurulmuştur. Koma Jinén Bilind kökenini “Kom” yani neolitik çağdaki komünal toplumsal örgütlenme tarzından almaktadır. Neolitik çağdaki kadın eksenli toplumsal yaşam tarzının güncelleştirilmesini ifade etmektedir. Kadın Hareketi olarak neolitik toplumun yaratıldığı Mezopotamya’nın tarihsel, toplumsal değerleri ve halkların, kadınların tarih boyunca özgürlük uğruna yürüttükleri mücadele geleneğini kendisine miras almaktadır.

 KJB konfederal örgütlenme modelini bir ihtiyaç olarak ortaya koyarken, beş bin yıllık ataerkil-devletçi sistemin üzerinde yükseldiği temel çelişkiler, bu çelişkilerin kapitalist sistem kaosunda dışa vurumu ve çözümü konusunda yaşadıkları değişim-dönüşüm sürecini özgürlük arayışında olan herkesle paylaşmayı amaçlamaktadır. Kadınların ve halkların özgürlük mücadelelerinin geçmiş pratiklerinden çıkarılan dersler ve güncel ihtiyaçlar gibi çok yönlü etkenler KJB’nin mücadele perspektiflerini oluşturmaktadır.

KJB’nin amacı; demokratik, Ekolojik, Cinsiyet Özgürlükçü Toplum hedefiyle,  kadının konfederal örgütlülüğünü geliştirmek ve demokratik konfederalizmi kadın öncülüğünde inşa etmektir. Bu temelde; toplumsal cinsiyetçi zihniyet ve yapılanmalarla mücadele ederek, ataerkil devletçi toplum sistemini aşmayı, kadın kurtuluş ideolojisi temelinde kadının yaşamın her alanındaki özgür kimliğini geliştirmeyi esas almaktadır. Bunun için; kadın eksenli toplumsal demokrasinin geliştirilmesi temelinde kadının konfederal örgütlülüğü olarak ideolojik, toplumsal, siyasal ve meşru savunma alanında mücadelesini geliştirmekte ve bunun için gerekli örgütlenmelere gitmekte, tüm bileşenleri arasında iş ve rol koordinasyonuna göre çalışmaktadır.

            KJB, Kadınların Demokratik Konfederal Örgütlenmesidir

Farklı kültür ve inançların yer aldığı Ortadoğu ve Kürdistan coğrafyasında demokratik toplum konfederalizminin tarihsel ve güncel kaynakları fazlasıyla vardır. Geçmiş tarihte bu coğrafyada yaşayanlar doğal federasyon ve konfederasyon ilişkisi içindeydiler. Bu nedenle de toplumsal sorunlar hiçbir çağda 20. yüzyıldaki kadar ağır yaşanmamıştır. Kadınlar hiçbir dönemde kapitalist modernite sürecindeki kadar bitiş durumuna getirilmemiştir. Ulus-devletin merkezi yönetim anlayışı ve milliyetçiliğin derinleştirilmesiyle sorunlar ağırlaşmıştır. Halklar da bu tarz yö­ne­tim ve siyaset anlayışının acısını fazlasıyla çek­miştir. Dolayısıyla demokratik konfe­de­ralizm Ortadoğu açısından en etkili çözüm yolu olmaktadır.

KJB, toplumun özgürlük düzeyinin kadının özgürlük düzeyiyle bağlantılı olduğunu savunmaktadır. Demokratikleşmenin kalıcılığını sağlayan ve garantisi konumunda olan kadın özgürlüğüdür. Mevcut sistemlerin en zayıf noktalarının başında kadını metalaştıran ve toplumsal cinsiyetçi zihniyeti kurumlaştıran egemen erkek ideolojileri gelmektedir. Egemen erkek ideolojileri, ahlakı ve kültürüne karşı mücadele verilmeden gerçek bir demokratikleşmeden, sosyalist ve özgür yaşamın yaratılmasından bahsedilemez. Bu nedenle toplumsal dönüşümün temeline cinsiyet özgürlüğüne dayalı devrimsel yaklaşımı yerleştirmek esastır. Doğal ve komünal yaşamın boy verdiği Mezopotamya toprakları kadın Rönesanssının gerçekleştirilmesinde de öncülük yapacak potansiyele sahiptir.

Ekolojik bilinci esas almayan ve insanın doğa üzerindeki tahakkümünü ortadan kaldırmayı hedeflemeyen bir demokrasinin niteliği zayıf kalacak ve toplumun gerçek seçeneği olmayacaktır. 5000 yıllık sınıflı uygarlıkla birlikte insanlığın yaşadığı gerilemenin kökenlerinde doğayı tahakküm altına alan, kendini doğanın bir parçası ve eşit özgür bir bileşeni olarak görmekten uzaklaşan hiyerarşik ve insan merkezli bakış açısı gelmektedir. Bunu aşmak için canlı ve üretken doğa anlayışına yeniden dönmeyi, insanın insan üzerinde başlayarak doğayı da egemenlik altına almasıyla sonuçlanan hiyerarşik zihniyetini dönüştürmeyi hedefleyen ekolojik bir devrim gerekmektedir. Diğer sistemlerden farklı olarak KJB sistemi, ekolojik ve cinsiyet devrimine dayalı dönüşümle radikal ve derin demokrasiyi kurmayı hedeflemektedir.

            Programı
KJB yeni mücadele stratejisiyle birlikte toplumsal alana öncelik verirken, kadının ve halkın kendi öz demokratik sistemini oluşturmasına stratejik değer biçmektedir. Toplumsal alanın özgürleştirilmesi ve bu yolla halkın demokratik yaşam alanının genişletilmesini esas almak, devleti bu yaşam alanı karşısında duyarlı olmaya iten bir siyaset anlayışını geliştirmek temel bir program ilkesidir.  Devletin tekelinden çıkardığı ataerkil-devletçi toplum yapılanması üzerinde kendi iktidarını yükseltmek ya da iktidarı ele geçirerek topluma üstten dönüşümü dayatmak yerine –ki bu hem demokrasinin tanımına hem de toplumun var oluş yasasına aykırıdır- toplumsal örgütlenmelerle toplumun iradesini açığa çıkararak özne olmasını sağlamak, KJB’nin kendisine yeni siyasette öncülük olarak belirlediği misyonun en temel ilkelerindendir.

            Tüzük Değil Sözleşme

KJB, çatısı altında sosyal alandan meşru savunma alanına kadar uzanan geniş bir yelpazede değişik işleve sahip örgütlenmeler arasındaki işleyişi sözleşme ile sağlamaktadır. Ancak her bileşen örgütün kendi içerisinde de işlevine göre tüzüksel işleyişi vardır. İdeolojik alandaki örgütlenmeler ile sosyal, siyasal alanlara dönük örgütlenmeler bir birinden oldukça farklıdır. Tüm örgütler KJB sözleşmesinde tüzel kimliklerini koruyarak çatı örgütüne karşı sorumluluklarını yerine getirmektedirler. Çatı örgütlenmesi olarak oluşturulan işleyişiyle kadın hareketinin tümünü ilgilendiren konularda ortak irade ve kararlaşma esastır. KJB sözleşmesi örgütler arası hukuku ve örgütlerin dayandığı işleyiş esaslarını tanımlamaktadır. Her bileşen örgütün temsillerinden oluşan KJB Yürütme Konseyi; Kadın Özgürlük Hareketinin tümünü ilgilendiren konularda karar ve irade sahibidir. Bu sözleşme ile aynı zamanda örgütler açısından doğrudan demokrasiyi ve toplumsal alanda tabana dayalı örgütlenmeyi geliştirmeyi amaçlamaktadır.

            İttifakları
Dünyada ve Ortadoğu’da, kadın olgusunun aydınlatılması ve toplumsal özgürlüğün sağlanması amacıyla gelişen evrensel kadın örgütlenme deneyimleri Kürt kadınının beslendiği temel kaynaklar olmuştur. Bu deneyimleri Kürt gerçeğine uyarlama, bu olgunun karakterinden ötürü son derece özgün çabaları gerekli kılmıştır. Özgür kadın; kendi evrenselliğini bilince çıkaran, demokratik güç dengesine oturtan, özgürlüğü ve eşitliği toplumsal ilişkilerinde yürüten kadını ifade etmektedir.

  • KJB kendisini dünya kadın hareketinin bir parçası olarak tanımlamaktadır. Ve bu temelde demokratik güç birliğinin geliştirilmesini esas almaktadır. Buna göre; KJB, demokratik, ekolojik, cinsiyet devrimi ve kadın özgürlük ideolojisi çerçevesinde kadın eksenli bir sistemi oluşturmak için kadın örgütleri ve kişilerle aynı potada buluşmayı ve ortak mücadele etmeyi esas almaktadır. Tüm kadınların yaşadığı sorunları aşmak için karşılıklı dayanışmayı, maddi ve manevi paylaşımı geliştirmeyi hedeflemektedir.
  • KJB, uluslar üstü kadın örgütleri ile eylem birliğini ve stratejik ilişkilerle ortak kurumlaşmalar geliştirmeyi amaçlamaktadır. Demokratik, ekolojik, sosyalist örgütler ile insan hakları ve sivil toplum kapsamındaki örgütlerde yer alan kadınların projelerini desteklemekte ve ortak projelere gitmektedir.
  • Bölgesel ve uluslararası çapta kadın platformlarını geliştirmek için çalışmayı esas almaktadır.
  •    KJB dünya feminist kadın hareketi ile ortaklaşarak çalışma yürütmekte ve bu temelde demokratik güç birliğinin geliştirilmesini esas almaktadır.

            KJB’nin Örgütlenme Modeli

Örgüt modeli; ideolojik örgütlenme, kitle örgütlenmeleri ve demokratik dönüşüm stratejisi ile birlikte meşru savunma alanlarının örgütlenmesinden oluşmaktadır. İdeolojik alanda PAJK (Kürdistan Kadın Özgürlük Partisi-Partiya Azadiya Jin a Kurdistan), kitlesel alanda YJA (özgür kadın birlikleri- Yekitiya Jinen Azad), meşru savunma alanında ise YJA Star ve genç kadınlar örgütlülüklerini kapsamaktadır.

YJA Star (Özgür Kadın Birlikleri- Yekinén Jina Azad) KJB’nin ideolojik, örgütsel alandaki mücadele perspektifini benimsemektedir. Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketinin mirasına dayalı olarak örgütlenmiştir. Ancak askeri yapılanmasından hareketle KJB’nin konfederal örgütlenmesinde özgün ve özerktir. KJB ile ilişkilerini Halk Savunma Komitesi üzerinden yürütmektedir.

            Örgütsel Yapılanması ve İşleyişi

            Kadın Özgürlük Kurultayı

KJB, Kadın Özgürlük Kurultayının aldığı karar ve oluşturduğu projelerin uygulanmasını üstlenmiş örgüt ve bireylerden oluşan bir organizasyon olarak hareket etmektedir.

KJB’nin en yüksek karar organı Kadın Özgürlük Kurultayıdır. Kurultay yılda bir yapılmaktadır. Her bileşen örgütün temsil oranına göre seçimle belirlenen delegelerin en az üçte ikisinin katılımı ile KJB kurultayı toplanmaktadır.

            Yürütme Konseyi

Kurultayda belirlenen, ideolojik- politik hattın uygulanmasını iki Kurultay arasında koordine eden ve yürüten organdır. KJB yürütme konseyi bileşenlerin seçilmiş temsilcilerinden oluşmaktadır. 23 kişilik yürütme konseyi kendi içerisinde 7 kişilik koordinasyonunu seçmektedir.

KJB Yürütme Konseyi üye örgütlerin görüş ve önerilerini de alarak genel politikalar konusunda genelge yayınlamakta ve perspektif sunmaktadır.

            KJB’nin Bileşen Örgütleri

  • KJB işleyişinde demokratik katılım ve aleniyet ilkesi esas alınmaktadır. Tüm çalışma alanlarında doğrudan demokrasi, doğrudan demokrasinin uygulama koşullarının bulunmadığı hallerde temsili demokrasi uygulanmaktadır. KJB’nin bütün örgütlerinde yönetimler seçimle göreve gelmekte, seçimle görevden alınmaktadır. Kararların uygulanmasında azınlıkların özgünlükleri gözetilmektedir.
  •   KJB üyelerinin, bağlı bulundukları örgüt organları ve sorumluları hakkında verdikleri önergeler kurultaya sunulmaktadır.
  • KJB bileşeni örgütler birbiri ile eşgüdümlü çalışmayı esas almakta ve birbirinin gelişiminden sorumlu olmaktadırlar. Tüm üye örgütler kurultay öncesi imkanlar ve koşullar elverdikçe kongre ve konferanslarını gerçekleştirip KJB Yürütme Konseyinde yer alacak temsillerini belirleyerek kurultaya gelmektedirler. Bu koşulların oluşmaması durumunda ise bileşenler, yapısının da önerilerini alarak yönetim adaylarını belirlemektedirler.

            PAJK (Partiya Azadiya Jin a Kurdistan)

KJB’nin kurmay öncü örgütü ve ideolojik partisi olan PAJK,  kadın kurtuluş ideolojisinin tüm örgütsel alanlarda yaşamsal kılınmasından ve bunun kadrolarını yetiştirmekten sorumludur. Bundan hareketle PAJK üyeleri KJB’nin tüm bileşenlerinde öncü kadrolar olarak yer almaktadırlar. PAJK geliştirdiği sistemli eğitimleri ve sürekli bir akış halinde ideolojik, felsefik, teorik, akademik, kültürel, sanatsal çalışmalarıyla kadının kişiliğinde özgürlükçü yoğunlaşma ve yaklaşımları derinleştirmektedir. Böylece PAJK, KJB’nin temel kadro yetiştirme, çalışmalara hazırlama sorumluluğu kapsamında kurmay örgüt olma işlevini pratikleştirmektedir.  Yaptığı çalışma ve üstlendiği misyon ile de Kadın Özgürlük hareketinin ideolojik öncü gücüdür.

  •   PAJK, Kadın Kurtuluş İdeolojisini yaygınlaştırmak ve bu temelde kadro yetiştirmekle görevlidir. KJB’nin tüm eğitim çalışmalarını ideolojik boyutta beslemek ve akademik düzey kazandırmak hedefiyle, araştırma-inceleme, edebiyat başta olmak üzere ideolojik üretime yönelik çalışmaları geliştirmektedir. Kadın özgürlük ideolojisinin toplum içerisine yaymayı sağlayarak toplumsal cinsiyetçiliğin özgürleştirilmesi temelinde demokratik topluma ulaşmayı hedeflemektedir.
  • PAJK toplumsal cinsiyetçiliği aşmak amacıyla basın-yayın-medya, kültür, sanat, edebiyat, ekonomi, diplomasi, siyasete kadar her alanda kadının özgün ve özgür kimliğiyle örgütlenmesini ve bu alan çalışmalarına yeniden demokratik içerik kazandırmayı amaçlamaktadır.
  • PAJK, KJB bileşen güçleri üzerinden tüm Kürdistan’da eğitim sistemini ele alarak, alternatif bir toplumsal eğitimi geliştirmek için çeşitli kadın akademilerinin kurulmasını teşvik eder. Hegemon eğitim sisteminin dayandığı eril bakış açısının anti-toplumcu karakterine karşın halk ve kadın akademileriyle bilimi elit olmaktan çıkarmayı esas alır. Başta tarih olmak üzere eril zihniyetle geliştirilen tüm bilimlerin anti toplumculuğuyla yarattığı zihniyet çarpıtması yerine, özgürlükçü, demokratik eksenli kadın bakış açısını geliştirmek amacıyla kadın bilimi olan Jineolojiyi geliştirmeyi temel bir amaç edinmiştir. Jineoloji ile tüm bilimleri sosyal bilimlere dayandırarak, bununla bireyi, toplumları, doğaya ve tüm evrene karşı sorumluluk duyacak düzeyde aydınlatmayı hedeflemektedir.

            YJA – Yekitiya Jinén Azad

YJA, hiyerarşik-devletçi zihniyete ve onun her türlü etkisine karşı arınma mücadelesi veren, mücadelesinin eksenine zihinsel dönüşümü koyan, kadın kurtuluş ideolojisinin toplumsal dokuya ulaştırılmasında, toplumun, kadının öz örgütlülükleri yoluyla demokratikleşmesinde misyon yüklenen özgürlük ideolojisinin devrimci demokratik eylem örgütüdür.  Kürdistan ve Ortadoğu kadınının ortak amaç etrafında bir araya geldiği, bilincini, yüreğini, gücünü ve eylemini birleştirdiği, yerel, bir o kadar da evrensel bir mücadele örgütüdür. YJA, Kadının demokratik konfederal örgütlenmesi temelinde, ulusal demokratik birlik siyasetinin oluşturulup yürütülmesinden kendini sorumlu görmektedir.

  • YJA hiyerarşik, benmerkezci, bürokratik, dikey ve statükocu örgüt modellerine karşı, devlet odaklı olmayan, karşılıklı sorumluluğa ve emeğe dayalı, esnek ve yatay örgüt modelini esas almaktadır. Kadın özgürlük bilinci temelinde en küçük yerleşim alanlarından başlayarak (köy, mahalle, semt, belde, ilçe, il…) kadının kendi öz örgütlülüğünü sağlayarak, öz yönetim gücüne ulaşması için meclis, ocak, komün vb oluşumlara göre kendini örgütlemeyi hedeflemektedir.En küçük yerel örgütlenmelerden en geniş meclis organlarına kadar iş ve rol koordinasyonu esprisiyle çalışmakta, işbirliği, dayanışma ve eşgüdümü esas almaktadır. Kadının en basit güncel ihtiyaçlarından en genel siyasal taleplerine kadar tüm ihtiyaçlarına, sorunlarına cevap olabilecek örgütlenme kapsamına ulaşmayı hedeflemektedir. Sistemin devlet yurttaşlığına karşı demokratik, eşit- özgür yurttaşlığın, toplumun ve bireyin öz iradesine dayalı varlık bulabilmesi ve özgür yurttaşlık bilincinin gelişmesi için çalışmayı esas almaktadır.
  • YJA, siyaset ve ekonominin belirleyiciliğinde büyük bir sıkışmayı yaşayan sosyal alanın demokratikleşmesinde öncü rol oynamayı, siyaseti kadının ve toplumun hayati sorunlarını çözmede bir sanat gibi ele alan halkçı siyasete dayalı kadının demokratik siyasal ve sosyal mücadelesini yaratmayı esas almaktadır. Ekonomik bakış açısında metaya dayalı üretimin aşılarak kullanım değerine ve paylaşıma dayalı ekonomik yapının geliştirilmesi için çalışmaktadır. Bu temelde komünal-demokratik yapının sağlanması için toplumsal bilinçlenmeyi geliştirerek toplumsal dayanışmayı güçlendirmek için çalışmaktadır. Toplumun ve kadının ihtiyaçları doğrultusunda gerekli komün, kooperatif vb. örgütlenmeleri geliştirerek koordine etmektedir. Halk Sağlığı konusunda ise toplumun ve kadınların karşı karşıya kaldığı sağlık problemlerinin giderilmesi için projeler oluşturmakta ve gerekli kurumlaşmaları geliştirmektedir.
  • Ortadoğu ve Kürdistan’da kadının hayatına mal olan ve toplumda tabu düzeyinde kutsallaştırılarak dokunulmaz kılınan klasik namus anlayışına dayalı geliştirilen kadın katliamlarına karşı mücadele etmektedir.  Diğer yandan fiziki yada yapısal olarak kadın katliamlarının çeşitli versiyonları olan tecavüz, kadın sünneti, recm, idam, çok eşlilik, kadın intiharları vb saldırılara karşı dönemsel projeler ve kampanyalarla toplumsal aydınlamayı sağlamakta ve daha radikal mücadele yönetmelerini geliştirmeyi amaçlamaktadır.
  • Sömürgeci devletlerin Kürt dili, gelenek ve kültürüne asimilasyoncu zihniyetle dayattıkları sosyal ve kültürel soykırıma karşı mücadele etmektedir. Bu kapsamda Kürtçenin eğitim-öğrenim dili olarak kabul edilmesi, oto asimilasyonla mücadele edilmesi için çalışma yürütmektedir. Bunun yanında Kürt kültürünün tüm Kürdistan’da ve yurtdışında korunup gelişimini sürdürmek için çeşitli çalışmalar yürütmektedir.

            Meşru Savunma Alanı ve YJA Star

Kendini kadının ve Kürdistan halkının öz ve meşru savunma bilincinin geliştirilip örgütlenmesinden sorumlu görmektedir. Kadının kendi öz meşru savunma örgütünün geliştirilip beslenmesi ve güçlendirilmesiyle görevli olmaktadır. YJA Star Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesi ve yarattığı örgütsel deneyimlerle oluşan kadın ordulaşması ve dolayısıyla Kürt kadınının meşru savunma gücü olma misyonunu taşımaktadır. Kendisini Kürt kadını ve halkını gelişebilecek her türlü saldırıya karşı korumaktan sorumlu görmektedir. Kürdistan halkı ve kadınına yönelik geliştirilen baskı ve saldırılar karşısında kendi öz savunma örgütlülüklerini geliştirmektedir. 1993’te kurulan Kadın Ordulaşma geleneğinden gelen ve bugün özgün ve özerk örgütlemesiyle YJA Star, Kürdistan’daki kadınların savunma gücüdür.

Kürdistan ve Ortadoğu koşullarında kadın ve Kürt olmaktan doğan tüm haklar günlük olarak tehdit altında ve gasp edilmektedir. Kürt kadınları ve Kürt toplumu bugün bile soykırım tehlikesiyle yüz yüzedir. Dolaysıyla YJA Star,  Kürt ulusal varlığının korunması açısından da meşru savunma gücü olarak Kürdistan’da bir zorunluluktur. YJA STAR kendisini öncelikle KJB’yi ve bu temelde yaratılmış tüm kadın özgürlük değerlerini korumakla görevli görmekte, ideolojik-siyasal-sosyal tüm değerlerin dış saldırılara karşı savunma gücü olarak tanımlamaktadır. Aynı şekilde toplumsal alanda kadınların karşı karşıya olduğu tüm baskı ve şiddet uygulamaları karşısında meşru savunma çizgisinde öz savunma bilinci, örgütlülüğü ve savaşını geliştirmektedir.

            Genç Kadınlar Komitesi

Kapitalist modernitenin seks, spor ve sanatla en fazla yöneldiği kesim gençlerdir. Gençleri, özelde genç kadınların ideolojik, siyasi, psikolojik, fiziksel her türlü yönelime karşı kendini koruyabilmesi için özgün örgütlenmelere ihtiyaç vardır.KJB bundan hareketle genel gençlik hareketi içerisinde ve toplumsal alanda genç kadınlar komitesini örgütlemiştir. Genç Kadınlar örgütlenmesiyle kadın kurtuluş ideolojisi ekseninde genç kadının örgüt, mücadele bilinci ve gücünü geliştirmek; yaşamın tüm alanlarında toplumun gençliğin dinamizmiyle kadının duygusal zekasını buluşturarak toplumsal dönüşümde aktif rol oynamak gibi tarihi bir sorumluluğu yerine getirmek amaçlanmaktadır. Genç kadının klasik toplum ve sistem karşısında maruz kaldığı sosyal, kültürel, ekonomik baskılara ve gençliğin değişim gücüne kullanımcı yaklaşan jerontokrasiye karşı mücadele etmeyi esas almaktadır. Kürdistan’ı egemenlikleri altında tutan devletlerin Kürt gençlerine karşı geliştirdikleri fuhuş, uyuşturucu, ajanlaştırma, yoksullaştırarak ucuz iş gücü olarak kullanma, toplumsal dejenerasyonu geliştirerek toplumu geleceksiz bırakma politikaları karşısında gençliğin örgütlenmesi, bilinçlendirilmesi ve kendi toplumun özgürleştirilmesinde sorumluluk alan bir nesil olmasını sağlamak genç kadın komitelerinin esas görevini içermektedir.