DİRENİŞİN VE BARIŞIN SESİ; SAKİNE CANSIZ

1PKK’nin kurucularından ve hareketimizin öncüsü, en önemlisi de Önderliğimizin ilk mücadele arkadaşlarından olan Sara yoldaşla birlikte Rojbin ve Ronahi yoldaşlarımızın Paris’te katledilişlerinin 2. yıldönümü vesilesiyle anılarına bağlı kalacağımızı ve katliamın gerçek failleri ve karanlık yüzü aydınlanana kadar mücadelemize devam edeceğimizin sözünü veriyoruz.  Aynı zamanda bu alçakça saldırıyı, katliamı büyük nefretle kınıyorum. Sakine Cansız-Sara yoldaşımızın şahadeti biz kadınlarda, halkımızda, dostlarda, tüm dünyada tarifi mümkün olmayan derin bir acı yarattı. Yüreğimiz derin yara aldı. Kuşkusuz 40 yıllık özgürlük mücadelemizin tarihinde çok zorlu ve sancılı dönemler yaşadık. Halkımızın en yiğit ve değerli kızlarının ve oğullarının şehadetleri ile yarattıkları kazanımlarla, değerlerle bugünlere geldik. Ancak Sara yoldaşımızın özgürlük mücadele tarihimizdeki yeri daha farklı bir anlamı ifade etmektedir.

Daha PKK hareketi partileşmeden önceki grup döneminde özgürlük mücadelesine ilgi duyan kadınlar devlet ve aile baskılarıyla karşılaşmalarına rağmen ideolojik eğitsel çalışmalarda, eylemliliklerde yer almışlardır. Önemli bir kadın katılımı söz konusudur.  İşte bunlardan biri de Sakine-Sara arkadaştır. PKK hareketiyle tanıştığı ilk günlerden itibaren Apocularla olmak, onlarla yaşamak için adeta her şeyi göze almış, büyük bir inatla aile ve çevresi ile kavga etmiştir. Büyük bir inanç, heyecan, azim, iddia ve coşkuyla Apoculara tutunarak yaşama, özgür geleceğe sarılmış, çalışmalarda aktif yer almıştır.

Bilindiği gibi insanlık tarihi, 79-80’li yıllarda zindan gerçekliğimizde düşmanın hareketin kadrolarını ve militanlarını teslim almak için uyguladığı insanlık dışı baskı, işkence ve zulme karşı tarihte görülmemiş düzeyde bir direniş geleneğine tanıklık etmiştir. Mazlumların, Hayrilerin, Kemallerin, Ferhatların ve Saraların yarattığı direniş geleneği, dışarıda mücadelemizin gelişmesinde, Kürt gerçekliğinin yaşatılmasında temel bir rol oynamıştır. Özellikle Sakine Cansız arkadaşın düşmanın her türden işkencesi karşısında duyguda, düşüncede ve yaşamda sergilediği onurlu direnişi ve duruşu halk içerisinde oldukça güçlü bir etki yaratmış, dillere destan olmuştur. İhanetin, celladın yüzüne tükürerek inandığı ve bildiği doğruları büyük bir inatla savunmuş, bağlı olduğu doğruların kavgasını vermiş ve bunları yaşamsallaştırmak için sonuna kadar mücadelesinde ısrar etmiştir.

Birçok yurtsever ana, çocuklarına Sakine adını vermiş yine mücadeleye o dönemlerde katılan kadın arkadaşlar Sakine adını almıştır. Sakine arkadaşın düşman karşısındaki duruşu kadar kadın yapısı içerisindeki duruşunun da zindan direnişlerinde belirleyici yönü vardır. Amed zindan direnişi kadının evden çıkışında, sosyalleşmesinde, siyasallaşmasında oldukça etkili olmuştur. Zindan kapıları Kürt kadınlarının, Kürt analarının kendilerini bilinçlendirmesinde önemli bir rol oynamıştır.  PKK gerçeği ve Kürt sorununun uluslar arası alanda gündemleşmesi ve bunun etrafında kamuoyunun oluşmasında zindan direnişi ciddi bir yankı yaratmıştır. Özellikle de Sara arkadaş şahsında Kürt kadının direnişçi özelliklerinin yanı sıra mücadele azmi ve güçlü iradeye sahip olma gerçeği uluslararası arenada ayrı bir etki düzeyi yaratmıştır. Sara yoldaş şahsında moderniteye direnen Kürt kadın gerçeğinin PKK’de devrimcileşerek, militanlaşarak kadının ulaştığı düzeyin göstergesi olmuştur.

Heval Sara; kırk yıllık mücadele tarihinde mücadelemizin neredeyse her alanında, her çalışmasında yer almış, sergilediği fedakarlık ve emeğiyle mücadelemize önemli değerler katmıştır.  Yıllar sonra özlemini duyduğu özgürlük dağlarına kavuşarak gerilla saflarında yer almış, kadın ordulaşmasının gelişimine ve örgütlendirilmesine öncülük etmiştir. Tanrıçaların diyarında kaybolan tanrıça kültürünün yeniden yeşermesinin anlamı olan YAJK 1. Ulusal Kadın Kongresinde aktif yer alarak, kadın hareketimizin merkezine seçilmiştir. Kadın hareketimizin çalışmalarında görev ve sorumluluklarını yerine getirmede büyük bir emeğin sahibi olmuştur.  Kırk yıllık uzun soluklu bir mücadele sürecinde ömrünü ezilen halkların kurtuluşuna, kadınların özgürlüğüne, insan olmanın hakikatine, dağlara, kavgaya adamış yiğit, özgür, direngen ve inatçı bir kadındı Sara yoldaş. Onun için insan olmanın en temel ilkesi ve ölçüsü her şeyden önce haksızlığa ve zulme karşı direnmekti. Çünkü direnmek yaşamaktı! Acımasızlığa, adaletsizliğe, eşitsizliğe, ikiyüzlülüğe, yalancılığa karşı asla pes etmemiş, kendisini geri çekmemiş, yılmadan mücadelesine davam etmiştir.

Sara-Sakine Cansız arkadaşın baskılara büyük tepkisi vardı. Kürt halkına yönelik, farklı kimlik ve inançlara, yine alevilere yönelik, en çok da kadın ve insana yönelik egemen gerici güçlerin geliştirdikleri saldırı ve baskılara karşı büyük bir öfkesi ve tepkisi vardı. Eğer kadın özgürlük çizgisinin bu kadar büyük militanı olmuşsa, kadına tarih boyunca yapılan bütün baskıları kendisinde hissettiği için, böyle bir duyguyla, ruhla yaklaştığı için bu çizginin büyük militanı olmuş ve Kadın Özgürlük Hareketi’nin gelişmesi için tüm varlığını ortaya koymuştur.

PKK hareketinin ve kadın özgürlük mücadelemizin tarihi anlam içeren ilk adımların, başlangıçların öncüsü olmuştur SAKİNE yoldaş. Ulusal düzeyde küçümsenmeyecek kadar değerler yaratmıştır.  Heval Sara’nın direnişçi, militan kişiliği özgürlük arayışımıza yön vermiş, kadın özgürlük mücadelemiz için her zaman en büyük güç kaynağı olmuştur. Bizim için bir özgürlük tarihi, belleği, örgüt ve mücadele bilinci olmak kadar, moral, güç, iddia ve yaşam kaynağı olmuştur. Bundan dolayıdır ki Sara yoldaşımızın mücadelesini aynı zamanda kadın özgürlük hareketimizin mücadele tarihi olarak kabul ediyor ve öyle de değerlendiriyoruz.

Tarihe mal olmuş Bese’lerin, Zarife’lerin, Leyla Qasım’ların, Rosa ve Clara’ların ve nice bedel ödeyen kadınların yarattığı mirası devralan Sara yoldaşımız sadece Kürdistan halkına değil Ortadoğu halklarına mal olmuş, evrensel bir boyut kazanmıştır. Bugün başta Rojava olmak üzere tüm Kürdistan’da Kürt özgürlük mücadelesinin yenilmezliğinde kadının ayağa kalkışının rolü belirleyicidir. Kadın özgürlük çizgisi bugün Kürt Özgürlük Hareketi’nin yenilmez mayası olmuştur. Böyle bir direnişin ortaya çıkmasında da Sakine yoldaşımızın zindan direnişi, zindan direnişinde oynadığı rol belirleyicidir. Bir nevi Sara yoldaş direnişiyle, zindan direnişinin yenilmezliğini yarattığı gibi, bütün direnişçilere büyük bir moral güç, mücadele gücü, mücadele azmi kazandırdığı gibi, gerillada, serhıldanda gelişen mücadelenin de yenilmez gücü, toplumun yenilmez mayası, toplumu bir arada tutan, toplumu mücadeleye sürükleyen, toplumun mücadelesine süreklilik kazandıran bir karakter kazandırmıştır. Bugün Kobanê’de, Serêkaniyê’de, Şengal’de, Kerkük’te YPJ, YJA-STAR öncülüğünde yer alan binlerce Saralarla özgürlük mücadelemiz devam etmektedir.

Saraların, Rojbinlerin, Ronahilerin Paris’te katledildiği süreç önemli bir döneme tekabül etmektedir. Kürt sorununun çözümü temelinde Önderliğimizin attığı adım ve başlattığı bir süreçte yaşandı. Bunun için öyle normal, sıradan bir olaymış gibi yaklaşamayız. Olayın ideolojik boyutları olduğu kadar Kürdistan, Ortadoğu ve dünyada yaşanan konjönktürel durum ve gelişmelerle de doğrudan bağlantılı boyutları vardır. Nasıl ki 15 Şubat 1999 tarihinde Önderliğimiz ve hareketimiz şahsında gerçekleştirilen uluslar arası komplo ile NATO ve ona bağlı gladio güçler tarafından bölgeye bir müdahale hedeflenmişse; 9 Ocak Paris katliamı da aynı güçler tarafından yine aynı amaçla Kürdistan ve PKK önderlik çizgisinin öncülüğünde bölgede gelişecek olan kalıcı barış ve çözümü kapsayan demokratik modernitenin inşasını hedeflemiştir. Bununla birlikte özgür kadın hareketimiz ciddi biçimde tehdit edilmek istendi. Kadın militanlığı güçlü bir gelişme göstermiş, bu gelişme erkek egemenlikli sistemini ve çıkarlarını da zorlamıştır. Bundan dolayı böyle bir katliamla özgürlük arayışı olan, bunun mücadelesini veren kadını korkutmak, ürkütmek, zayıflatmak, dağıtmak, kadın militanlığını geriye çekilir kılmak istediler. Çok önemli bir amaçları buydu. Bu gösteriyor ki kadın özgürlük çizgisinde, Kadın Özgürlük Mücadelesinden çok korkuyorlar, çok zarar görüyorlar. Kadınların özgürlük mücadelesi onları can evinden vuruyor. Çünkü onların gerçek zalimliklerini, katliamcı yüzlerini, vahşetlerini açığa çıkarıyor. Onun için Önder Apo’nun geliştirdiği kadın özgürlük çizgisinden ve onun örgüte ve eyleme dönüşmesinden çok korkuyorlar. Gericiliğin, erkek egemen devletçi sistemin en çok korktuğu şey kadın özgürlük çizgisi ve hareketi oluyor. Onu bu biçimde etkileyerek, korkutup ürküterek zayıflatmak istediler. Ancak bu hedeflerine ulaşamadılar. Tam tersine PKK’nin yarattığı özgür kadın gerçeği öncülüğünde gelişen Rojava devrimi, yine gericiliğin, erkek egemenlikli sistemin toplamını ifade eden ve en sapkın halini temsil eden canavar, zalim, insanlık ve kadın düşmanı olan DAİŞ’e karşı tek başına büyük bir cesaret ve fedai ruhla savaşan, direnen YPJ ve YJA-STAR güçlerimiz tüm Ortadoğu ve dünya kadınlarının umudu haline gelmiştir. İnsanlığın beşiği olan ama aynı zamanda insanlığın özgürlüğünü kaybettiği topraklarda bugün tüm halklar, kültürler, inançlar Kürdistan kadınlarının öncülüğünde gelişen özgürlük ve direniş mücadelesi ile yeniden bir çıkış yapmaktadır. Ortadoğu’dan Asya’ya, Afrika’dan Latin Amerika’ya, dünyanın dört bir tarafında bütün dünya kadınlarının Kürdistan kadınının DAİŞ şahsında erkek egemenlikli sisteme karşı sergilediği olağanüstü direnişi selamlaması ve sahiplenmesi Kürt kadın hareketinin evrensel çıkışının bir göstergesi olmaktadır. Sara yoldaşın direnişçi ruhu, barışa olan özlemi, özgürlüğe olan tutkusu, halkların kardeşliğine olan inancı bugün Kobanê ve Şengal direnişi şahsında tüm dünya kadınlarını buluşturdu, barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde ortaklaştırdı.

Sara’nın devrimci direniş abidesi olması ve çekici bir özgür kadın sembolü olması herkesi Sara’yı öğrenmeye yöneltmiştir.  Kürt kadını da, Kürt gençleri de, Kürt toplumu da Sara’yı öğrenerek özgür toplumu yaratma mücadelesine daha aktif ve daha etkili katılmıştır ve buna devam etmektedir. Sara’nın anısına bağlılık demek, Sara’nın anısını özgür ve demokratik Kürdistan’la, demokratik Ortadoğu’yla ve özgür demokratik yaşamın hakim olduğu bir dünyayla taçlandırmak için mücadeleyi yükseltmek demektir. En önemlisi de heval Sara’nın özlem duyduğu, hasret kaldığı, mutlaka gerçekleşmesini istediği ve bunun için uğruna mücadele ettiği ulusal birliğin mutlaka sağlanmasında ısrar etmek demektir.

Bu bilinç, görev ve sorumlulukla yaklaşarak katliamın karanlıkta kalmasına, üstünün örtülmesine, hiçbir değeri olmayan ciddiyetsiz, kandırmaca ve oyalayan yaklaşımlara asla ve asla izin vermeyeceğiz.  İdeolojik, örgütsel, siyasal, hukuksal, toplumsal ve eylemsel boyutta mücadelemizi en üst seviyede yürüteceğiz. Demokratik ulus ve özgür yaşamımızı inşa çalışmalarına hız kazandıracağız. Kendi sistemimizi kuracağız. Bu temelde başta Kürt kadınları ve halkımız olmak üzere, tüm kadın hareketlerini, devrimci demokratik kamuoyunu bölgede ve uluslar arası çapta aktif harekete, eyleme geçmeye çağırıyorum. Ortak dayanışma, birlik ruhu ve örgütlülüğü katliamın aydınlatılmasında rol oynayacağı gibi olası yeni katliam ve komplocu oyunların da önünü alacaktır.

Bu katliamın aydınlatılması demek, katliamı gerçekleştiren güçlerin deşifre edilmesi demektir. Önderliğimiz şahsında Kürdistan ve bölge halklarına dayatılan komplonun, kirli oyunların boşa çıkarılması demektir. Kapitalist modernitenin kaybetmesi, demokratik modernitenin kazanması demektir. Kadınların, halkların özgürlüğü demektir.

Tüm Kürt kadınlarını, örgütlerini Sara yoldaşın şahsında tüm Kürdistan şehitlerinin anısına bağlılığın gereği olarak ulusal birliğimizi sağlamaya, ulusal birlik etrafında mücadele etmeye, ülkemizi, vatan topraklarını düşmanlardan temizlemeye çağırıyor, 2015 yılını kadının ve halkımızın özgürlük yılına dönüştürelim diyorum.

KJK-Komalên Jinên Kurdistan Koordinasyon üyesi

Roza Pınar

On Ocak 5th, 2015, posted in: Adanmış Hayatlar, KJKONLINE, KJK Gündemi by