Med Torunuyum Teslim Olmam

beritan-gülnaz karataşBeritan demek direniş demek. Bu direnişi bildik kelimelere dökmek biz kadınlar açısından oldukça zor. Tanımlamaların yetmediğini, tarihin oluşum anlarını oluştuğu anda anlamanın, yaşamanın zor geldiğini böylesi zamanlarda daha derin hissediyoruz. Öncelikli hissediyoruz; anlama, anlatma, yaşama ve yaşatma ardından gelişiyor. Uzun zamanlardır, kadına hissiyat dünyası bırakılmış, yaşama ve tanımlama alanından koparılmıştı. Bu yüzden önce hissetmenin gelişmesi doğal. Şimdi tarihi yapıyor, yaşıyor ve yazıyoruz. Kürdistan’da kadın tarih yazıyor, milyonlar bu tarihsel yazılıma katılıyor. Hakikat oluyor ve hakikate milyonları katıyor, uzaklaşan gerçeklik yakınlaşıyor ve yaşanır kılınıyor.

Tarihsel olarak nadir zamanlarda yakalanan ve yaşanan bu gerçek, bir kez ulaşıldığında, asla silinmeyecek, üzerinden binlerce yıl geçse de üzeri örtülemeyecek bir ana dönüşüyor. Tarih anda an tarihte gerçekleşiyor. Başlangıç ve son birlikte, aynı anda kendini mükemmel gerçekleştiriyor. Böylesi zamanların içinde olmak, buna katılmak, yaşamak ve tarihin bir tamamlayanı olmak insanlık ve kadın onuru açısından hiçbir şeyle değiştirilemeyecek değerde bir var olma biçimi, yaşama biçimidir. Bu onuru yaşıyor olmanın yarattığı gücü ve insanda yarattığı enerjiyi bugüne kadar egemenlik ve zorbalık adına yaratılmış hiçbir güç alt edemedi, edemez de. Böyle bir insanlık oluşumu içindeyiz. Bunun adının Beritanlaşmak olması; Zilanlaşmak, Semalaşmak olması, kadın devrimciliğinin insanlaşmaya öncülüğü anlamında tanımını hala aramaya devam ettiğimiz, oluşumunu sürdürdüğümüz bir gerçekliktir. Belki de o yüzden tanımlamaktan ve tanıma kavuşturdukça sınırlandırmaktan korkuyor, uzak duruyoruz. Gerçeklik yaşanmalı ve kendi tanımını, dilini, kimliğini tarihe mal etmeli. Gerçek; kadın ve toplum olarak yaşanmış ne varsa, bugünün tanımsızlaşmış, hakikatinden uzaklaşmış insanını aydınlatmalı. Beritan böyle aydınlık bir kadın yüzü, kadın gerçeğidir. Aydınlandıkça aydınlatan, yaşadıkça yaşatan bir aydınlık yüzdür.

Beritan aydınlanan kadın yüzüyle, özgürlük tarihimizi roman olarak yazmak istiyordu. Şiir dilinde bir roman. Yaşamın şiir dili olmak istiyordu. PKK’de gerçekleşen insanı ve toplumsallığı insanlığa kalıcı bir esere dönüştürmek istiyordu. Böyle bir yoğunlaşma içinde, karartılmış toplum, kadın ve insanı şiirsel bir bilinçle aydınlatmak onun yaşam biçimiydi. Kurutulmuş dünyalara şiirsel bir direnişle güzellik katmak ve yaşatmak istiyordu. Bu yüzden sadece günü yaşamıyordu, tarihin derinliklerinde, toprağın altına gömülü köklere ulaşmak zihinsel ve ruhsal bir yaşam uğraşıydı. Kendini güne hapsetmenin bir modernite komplosu olduğunu, tarihsiz insanın kuru bir ağaçtan farkı olmadığını, karartılmış toplum ve kadın gerçeğinde yaşıyor ve aşıyordu. O yüzden tarih şiirsel, yaşam romansal, direniş tarihsel olmalıydı. Bunun duygusu ve düşüncesini yaratmak sıra dışı yaşamayı ve oluşmayı gerektirir, Beritan yoldaş tam da böyle yaşadı. Eliyle yazamadı belki, ama yaşamı ve direnişiyle PKK romanının unutulmaz kahramanını, kahramanlığını yazdı, yarattı.

Direniş kültürü bir yaşam biçimi olarak Beritan’ın tarihsel eylemini belirledi. Son eylemi bu direnişin kendini en üst düzeyde anlatma biçimidir. Kökleri tarihtedir. 1990’ların başında kısa süreli bir gözaltı ve tutuklanma süreci vardır. Tutukluluk sürecinin kısalığı direnişinin görkeminden kaynaklanıyor. O yılların işkencesi de ‘80’li yılları aratmayacak biçimdedir. Gözaltında kayıplar ve ölümlerin, ardından faili devlet olan binlerce kaybın başlangıç yıllarıdır. Günlerce süren gözaltı sürecinde, Filistin askısından tutalım, işkencenin türlü biçimini deneyen düşmanı her defasında hayal kırıklığına uğratan Beritan yoldaş, tüm teslim alma girişimlerine karşın “Teslim olmam, ben Med torunuyum” demiştir.

Tarih anlatılmaz, yaşanılır. Bunun en güzel örneği Beritan’da gerçekleşen tarihselliktir. Kendini toplumsal tarihinin içinde ve direnen yönünde bulmuş ve yeniden yaratmıştır. Med direngenliğinin Asur gibi kafatasçı, katliamcı devletçi sistem geleneğini yerle bir ettiğini ve özgür yaşam geleneğinin bu direngenlikle yoğrulduğunu sadece anlatımlardan dinlememiş, okumamıştır. Bu direngenliğin köklerinden süzülüp gelen toplumsallığı, özgür komünalite ruhunu oluşturmuş ve o ruhla kendini bulmuştur. Devletçi geleneğin kadını ve toplumu eritip bitiren saldırganlığına karşı, özgür ruhtan beslenmiş ve modernite çelişkilerini bu ruhla temizlemiştir. Bu direnen ve toplumsallığın gücünü devletçi sistemin elinden çekip çıkaran PKK’nin özü ve ruhudur.

Beritan, “savaşarak özgürleşen, özgürleşerek güzelleşen, güzelleşerek sevilen” özgür kadın gerçeğidir. Şahadetinden kısa bir süre önce katıldığı Rubarok eyleminde yüzünden yaralandığında “Ben güzelleştim” demesi bu yüzdendir. Bu güzelleşme, erkek egemenlikli sistemin kadına dayattığı bütün ölçüleri yerle bir eden bir güzelleşmedir. Bin bir türlü oyunla çalınan kadın emeği ve yaşam gücünün kadın eliyle geri alınması ve tanımlanmasıdır. Kürt kadını eril sistemin işgal ve imha savaşına karşı direnişini büyüttükçe güzelleşmekte, yaşamı ve yoldaşlığı güzelleştirmektedir. Bu topraklarda başlayan tarihsel kavganın peşini bırakmamıştır. Devlet, egemenlik ve erkeklik lehine işletilen tersine dönmüş tarihi ayakları üzerine oturtmanın yılmaz bir savaşçısı olmuştur. İnanna’nın tarihsel mücadelesi günde gerçekleşmektedir. Bu mücadelenin acısı, özlemi birlikte yürümüş ve içinde büyümüştür.

Beritan kadının özsavunma tarihidir. Beritanlaşmak, kadın ordulaşmasıdır, kadın örgütlenmesidir, özgürlük ruhu ve bilincidir. Dersim’de düşmana teslim olmamak için kendini kayalardan bırakan Kürt kadınının özgür yaşam tutkusudur. İşbirlikçiliği bir devletçi sistem geleneği olarak iliklerine kadar yaşayan ölü Kürtlüğü reddetmedir. Beritan devletleşen Kürtlükle özgürleşen Kürtlük arasında bir uçurum oluşturmanın adıdır. Kendini uçurumlardan aşağı bırakması bu tarihsel uçurumun bilinci ve bu bilincin yarattığı yaşam gücü, özgürlük sevdasıdır. Bu sevdanın önüne geçilemez.

1990’larla başlayan reel sosyalist çözülme ve Önderlikte gelişen demokratik sosyalizm sorgulamaları ve arayışı yeni bir mecraya doğru yol almaktadır. Beritan yoldaş bu yol alışa en güçlü katılan yoldaştır. Devletçi sistemin kendini yenileme arayışları, bu arayışta Ortadoğu’ya yeni müdahale girişimleri ve ardı arkası gelmeyen komploların temeli bu dönemde atılmıştır. Beritan devletçi sistem komplolarının kadını ve insanlığı düşürdüğü tuzaklara gelmemenin eylemini koymuştur. Önderliğe katılmıştır, özgür insan ruhu ve bilincinin aşamayacağı engelin olmadığını, yaşam ve mücadele çizgisiyle ortaya koymuştur.

İktidarcı, erkek egemen sistemle demokratik komünalite arasındaki uçurumu tanımlayan Beritan, kadının toplumsallığı ile arasındaki uçurumu kaldırmıştır. Tarihsel köleleştirmeye karşı özgürlük köprüsünü kurmuştur. Kurulan köprü kendini tanımanın, gücünün farkına varmanın, özgürlükte ısrarın yol açacağı büyüme ve güzelleşmenin oluşum halidir. Bu oluşma, Kürdistan kadınında patlamalı bir gelişime yol açmış ve ordulaşma başta olmak üzere, ahlaki ve politik toplumsallaşmanın her alanında güçlü bir varlığa dönüşmüştür. Beritanlaşma örgütlenme, özgürleşme, yaşam ve gerillalaşma biçimiyle toplumsal bir varlık kazanmıştır.

Bugün Med torunları yeni bir tarih yazıyor. Bu tarih binlerce yıllık umutların, özlemlerin tarihidir. Kendine ait olmanın onursal tarihidir. Hakikatin kendi payına düşen en büyük parçasını oluşturan, yaşayan ve yaşatanların ardından yürümek bir mücadele biçimine dönüştü. Kadınlı erkekli bu yürüyüşte Beritanlaşmak, kutsanmış emektir, özgürlüğün mayasıdır. Kutsanmadan tutmayacak bir özgürlük anıdır, tüm zamanlara yayılan ve tüm zamanları kendinde toplayan o güzelleşme anıdır. O anın peşinde yaşanacak tüm güzelliklerin büyüsü hiç bozulmayacak. Beynini ve yüreğini özgürleştiren kadının romanı, tarihsel romanımızın dili ve eylemi olacak. Bu eylemde güzelleşen ve sevilen tüm kadın yoldaşları saygıyla anmak ve anılarına bağlılık, özgür yaşam gerekçemizdir.

Hêja ZERYA

On Ekim 14th, 2014, posted in: Adanmış Hayatlar, KJKONLINE by