ÖCALAN=ÖZGÜR YAŞAM

kjb site (19)Kadınlar yine sokaklarda, yine eylemde ve bu sefer oldukça iddialı gözükmekteler. İddialı olmaları aslında oldukça anlamlı olmaktadır. Çünkü Kürt kadınları kendi özgürlüklerini ya da özgür-eşit bir yaşamın da var olduğunu Kürt özgürlük hareketinde ve onun benzeri olmayan Önderi Rêber APO’nun yol gösteriminde öğrendiler. Onun için Kürt kadınları Önderliği etrafında gerektiğinde ateşten çember, gerektiğinde yoldaş ve şimdi ise kendi özgürlükleri için Önderliklerinin özgürlüğüne kilitlenmiş durumdadırlar. Ve bunu şöyle ifadelendirebiliriz. ÖCALAN=ÖZGÜR YAŞAM demektir. Kadınlar Önderlikleri ve kendi özgürlükleri için sokakta her türlü eylem ve etkinlik içerisindeler. Bu yılın oldukça çetin geçeceği, ideolojik çatışmaların yoğun olacağı yılın başıyla belirlenmişti. Kürt kadınları yılın başında Kürt özgürlük hareketinin eşsiz öncülerinden biri olan SARA yoldaş, Fidan ve Ronahi yoldaşları için dirençli ve aralıksız bir biçimde eylemde olmuş ve olmaya devam etmişlerdir. Yani Kürt kadınları 2014 yılını bitirmeden Önderliklerini İmralı cezaevinden çıkarma iddiasındadırlar. Onun içinde ÖNDERLİĞİMİZ VE ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ İÇİN SOKAKTAYIZ diyorlar. Sokaklar bazen şenlenecek, bazen kızışacak, bazen tabulara, geleneklere ve dokunulmayanlara dokunacaktır. Kadınlar artık eskisi gibi her önüne gelen kişinin veya sistemlerin prangalarına karşı sokaklarda bağıracak, taleplerini dile getirmekten çekinmeyecek ve taleplerini uygulatacaktırlar. Yıl Sara yoldaşın dirençli duruşu gibi keskin ve net başladı, 8 Martla kadınlar irade beyanına giderek, nisan ayıyla birlikte ise yeniden bir doğuş gibi Önderlikleriyle buluşmanın tüm alt yapısını oluşturdular.

İstem çok önemli bir olgu ve algı olmaktadır. Kürt kadını ne istediğini çok iyi bilmektedir. Özgür yaşamak, özgür soluk almak, özgür düşünmek, hatta özgür gülmek bile istiyor. Kendisi için özgür yaşamın ancak ve ancak onlara bu özgürlüğün güzelliğini, vazgeçilmezliğini tattıran insanla yaşamak istiyorlar. Onun için Kürt kadınları Önderlikleriyle buluşmak istiyor. Büyük bir talep mi? Evet büyük bir talep peki, imkansız bir talep mi? Elbette ki, hayır. İstenen her şey eğer iddia ve kararlılık düzeyi büyükse elde edilir. Bu hakikati en çok da Kürtler bilir. Çünkü Kürtler zor olanı seçti ve kazanmaya doğru ilerliyor. KÜRDİSTAN zor bir olgu ama bugün Kürdistan özgür var olabilmenin gerekçesi olmuştur. Özgür bir Kürdistan ve özgür yaşamın mimarı Önderliğimizin artık bizimle, Kürt halkıyla, Kürt kadınıyla, Türkiye’yle buluşmasının zamanı gelmiş belki de geçmektedir.

Önderliğimizin Türkiye’yle buluşmasını istemeyen güçler çok fazladır. Bununda sebebi Önderliğimizin yaratmak istediği yeni yaşam, özgür yaşam, eşit yaşam anlayışından kaynaklıdır. Önderliğimizin öngördüğü yaşam elbette devletçi-iktidarcı zihniyeti parçaladığı için tüm egemenlikli zihniyet önderliğimizin koşullarının böyle devam etmesi için tüm güçlerini seferber ettiğini görmekteyiz. Onun içindir ki, kadınlar tüm dünyanın hakikatini değiştirmek için öncü güç olabilirler. Önderliğimiz beş bin yıllık erkek egemen zihniyeti derken sadece bunun Kürdistan ve Türkiye de yaşandığını ya da Ortadoğu’da yaşandığını belirtmemekteydi. Bu zihniyet bir dünya zihniyetidir. Ve bu zihniyeti bu denli alabora eden önderliğimizdir. Kapitalist modernite bu zihniyetin yaşam bulmaması adına kadının bedenine el attığı gibi kadının ruhuna da el atmıştır. İşte onun için özgür yaşam ya da önderliğimizin özgürlüğünün kadının özgürlüğü olduğunu dile getirmekteyiz. Başta Ortadoğulu kadınlara ama tüm dünya kadınlarına kendimizi, ideolojimizi ve tabi ki eylemlerimizin gerekçelerini iyi anlatmak, eylemlerimizin amacı olan Önderliğimizi tanıtmak hepimizin boyun borcu olmaktadır.

Çünkü dünya bu gün bizim Önderliğimizi tanıdığımız gibi tanımamaktadır. Ya da bizim gibi tanımak istememektedir. Çünkü Önderlik Kapitalist modernite zihniyetine karşı koyan ve herkesin aklına yaşarken nasıl yaşamak istiyorsunuz sorusunu sordurtan bir Önderliktir. Buda özgürlük naralarını atan ama özgürlüğün en büyük düşmanı olan iktidarcı modernite zihniyetini korkutmakta ve bundandır ki, Önderliğimizin tanınmasını istememektedir. Özgürlüğü kendi algısına göre topluma empoze etmeyi ister ve şuan öyle yapmaktadır. Batı modernitesi ya da kapitalizmi işte insanların ruhunu işkâl etmiş ve onlara “özgür yaşıyorsunuz” algısını yerleştirmiştir. Onun içindir ki, batılı insanlar veya gerçek özgürlüğün tadına varmamış batılı toplumlar kendilerini çok “ileri” Ortadoğu halklarını da oldukça “geri” görmektedirler. İşte bu yanlış algıyı ancak kadınlar değiştirebilir. Ve değiştirmenin yolu da sokaklarda yapacağımız eylem ve etkinliklerle algıları doğru ve hakikate çekebilmektir. Bireycileşen özgürlük algılarını değiştirerek toplumun, toplumsallığın önemini yeniden canlandırmak ve Önderliğimizin yaratmak istediği Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmasını iyi anlatabilmek ve yaşamımızda uygulamak oldukça önemlidir.

Neden mi kendimizi anlatmamız gerekiyor? Birilerinden bir şeyleri beklediğimizden değildir elbette. Çünkü biz Önderliğimizin üstün öngörü ve ideolojisi sayesinde yaşamın 5 binyıllık algısını değiştirerek yaşamaya çalışıyoruz. Ve yaşadıkça bu yaşamın vazgeçilmezliği, güzelliği bizi cezbettiği gibi herkesi kapsamasını istiyoruz. Eğer ki, biz Kürtler ya da Kürt kadınları olarak özgür bir yaşamı yaşayacaksak herkesin özgür yaşamı yaşayabilmesi bizim özgürlüğümüzü anlamlı kılacaktır. Ortadoğu halkları ve tabi Ortadoğu’nun en kadim halklarından biri olan Kürtler aslında bu coğrafyada özgürlüğü tadabildikleri için bu kadar savaş ve inkâra maruz kalmışlar. Kendilerini özgür sanıp aslında sistemin birer uygulayıcısı olan insanların gerçek özgürlüğü tadabilmesi için insanlığın beşiğinde yaşanan tarihi görebilmeleri için evet biz ÖNDERLİĞİMİZİN özgürlüğünü istiyoruz diyeceğiz. Çünkü Mezopotamya’nın yeniden uyanışıdır ÖNDER APO. Önderliğimizin özgürlüğü sadece bizim yani kadınların özgürlüğü olmayacaktır, aslında tüm insanlığın özgürlüğü olacaktır. Çünkü Önderliğimiz tüm insanlık için mücadele verdiğinden dolayı bu düzeyde İmralı kayalıklarına hapsedilmiştir. İşte biz bu gerçekliğe bir yıl daha katlanamayacağımızı göstermek adına her gün ama her gün sokaklarda eylemler içinde olacağız, yüreklerde desteklenenler olacağız ve tabi ki erkek egemen zihniyetin beyninde ise kaybetmenin, yenilginin adı olacağız.

Kadınlar kapsayıcı ve toplumsaldır. Bundan dolayı Kürt kadınları bulundukları her yerde ve her ülkede din, dil, ulus ayrımı yapmaksızın kadınları bu özgürlük yürüyüşüne çekebilmenin mücadelesi içerisinde olabilmeli ve Önder APO yu tüm kadınların yoldaşı yapabilmelidirler. İşte o zaman dünya özgür nefes alabilecektir.

Özgür yarınlar ve özgür anlar özgür düşünenlerin olacaktır…

ROTİNDA AMED

On Haziran 3rd, 2014, posted in: Jineoloji, KJKONLINE by