ÖZGÜRLÜĞÜN VE DİRENİŞİN KALESİ KOBANİ’YE ,

140920-kobani-0738_1906d66592adacc6100a5b5a510620b8Rojava devriminin başlamasıyla ilk özerkliğin ilanı ve kanton ilanın olduğu şehirdir.

Kobani ilklerin yaşandığı şehir olması itibariyle anlamlı ve bir o kadar görkemlidir. Önderliğimizin de ilk uğradığı yerdir. Tarihte ilkler hep anılmışlar ve tarih içinde yer almışlardır. İşte kobani tam şanına yaraşanı gerçekleştirdi.

   Halkların ve Ortadoğu’nun başına bela edilen faşist İŞİD Katileri hedeflerine ulaşmadıkları gibi en büyük yenilgiyi aldılar. Erkek zihniyetinin ve onun iktidarını savunan faşizm artık istediği gibi at koşturamayacağı kesindir. Rojava ve kobani halkının direnişi 21. Yüzyılda kadınların ve halkların özgürlük ve demokratik ulusun çağı olacağının habercisi oldu. Nasıl ki on yedi ekim devrimi, devrimler çağını rolünü oynadı ve halklar kurtuluşlarını devrimde görüp devrime yöneldiler, kobani direnişi de özgür yaşam, demokratik ulus ve demokratik modernite öncülüğünü yapmada rol sahibi oldu. Dünya halkları kobani için ayağa kalkışında bunu gösterdi ve sahiplenmesiyle de ispatladılar. Şunu görmek mümkündür, halklar, toplumlar, kadınlar, mezhepler, inançlar vb. temel ihtiyaçları ve olmazsa olmazı özgürlük ve demokrasidir. Bu kaçınılmaz olarak önümüzde duran temel sorumluluklardır. Onun için hiç kimse bundan ne kaçabilir ve nede görmemezlikten gelebilir.  Rojava ve kobaniyi kimler tanıyordu veya biliyordu. Hiç kimse, ama nasıl tanıdılar elbetteki direnişi ve tüm halkların özleminin sesi, yüreği ve beyni oldu da ondan dolayı, yoksa kimin umurunda olurdu ki. İşte budur halkların yürekleri birlikte attı, beyinleri birlikte çarptı, hasret ve özlemleri, talep ve istemleri ortaklaştı. Özgürlükten yana olan, demokratik sistemi savunanlar sel olup aktılar.  Elbette ki toplumlar var oldukça özgürlükler hep devam edecektir. Onun için özgürlükler toplumların olmasa olmazı ve yaşam kaynağıdır. Halkların varoluş hali özgürdürler. Devletlerin, iktidarların varoluş hâlleride inkâr, asimilasyon, toplum karşıtı ve yok etmedir. Fakat toplumlar var oldukça özgürlüklerin savunucuları olacaklardır.

  Ortadoğu’nun en kadim halkların da biri olan Kürtler ve kürdistaniler artık inkâr edilemeyecekler ve yok sayılamayacaklar çünkü onlar var olma mücadelesini yürüterek ispatladılar. Dünyada hiçbir halk var olma mücadelesini veya var mıyım yok muyum demediler. Biz Kürtler bunun mücadelesini kırk yıldır yürütüyoruz. Bu şunu gösteriyor yok olmanın eşiğine getirilmişiz. Yalnız inkâr değil yok sayma var, onun için bu kadar zor ve bir o kadar da sancılı yürüyor. İşte bu sancıyı ve zoru yaşayan bir halk olarak özgürlüğe bu kadar susamış ve bağlıyız. Anlamı burada yatıyor. Bizi bu kadar bağlayan ve sevdalı kılan, Aşk derecesinde bağlayan budur işte. İşte Kürtler ve kürdistanlılar artık kimseye hizmet eden değil kendine ait olmak ve özgürce yaşamak istiyorlar. Buda onun en doğal hakkı ve istemidir. Onun için bunu anlamadan ve görmeden anlam vermek zor olur veya yetersiz anlaşılır, buda yarım yamalak olur. Şimdi ki durumda biraz böyledir. Tarih ,toplumsal tarih olarak yeniden anlaşılmak ve tasarlanmak durumundaysa bu kaybolan tarihten ,tarihin başlangıcında gizli kalmış gerçek yaratıcılarını gün yüzüne çıkarmamızı gerektirir.

    İşte kobaniyi bu kadar anlamlı kılan ve halkların özlemi olan da bu gerçektir. Dört ay boyu hiç durmaksızın savaşan, yüzlerce tanklara karşı kendini siper eden,  yüreği ve beynini esas alan, özgür yaşam uğruna kendini feda edenler, büyük düşüncenin, özgürlük sevdalısı kahramanlardı. Sözüm ona en gelişkin tekniği ile yok edeceklerini ve tek güvendikleri faşist ruhlarıyla, köksüz zihniyetleriyle, özgür iradeyi ve yaşamı parçalayıp yok edeceklerini  sandılar.  Ama şunu görmek istemediler veya hesaba katmadılar. En modern teknik karşısında, en modern insan iradesi duruyor. Bilinçli bireyi ve toplumu, özgürlük uğruna karar kılmış bir halkı hiçbir güç ne yene bilir ve nede yok edebilir. İşte kobani bunun ifadesi ve bir kez daha ispatıdır. Görülmesi gereken ve bilinmesi gereken budur. Bu gerçek ve hakikattir. Hakikati yok edemediğin gibi inkârda edemesin ne buna gücün yeter ve nede yapabilirsin. Kürtler bin yılık özlemlerine kavuşmak için ne bedeler verdiler, ne acılar ve ıstıraplar çektiler onun için artık hiç kimse bunu görmemezlikte gelemez. Ortadoğu’da Kürtlersiz bir çözümün olamayacağını görmek zorundasınız. Arık Kürt varlığıyla, öz kimlik ve özyönetimiyle vardır.

      Yüz yılardır toplumların başına musallat olan iktidarın kurumsallaşmış hali olan, ulus devlet zihniyeti, insanı insanın kurdu yaparak, tek tipleştirerek toplumu idare eden yönetim iradesini ortaya çıkmasını engelleyen, kendi öz değerlerinde uzaklaştırarak hep bir savaş halini geliştirdi. Oysaki insanı insan yapan onun doğal halidir. Kendi öz kimliği, öz iradesi, öz yönetimidir. Özgürlük harekâtı olarak yapılan ve verilen mücadele bunun içindir. Demokratik ulus tüm kimliklerin kendini var kılması ve eşit özgürce yaşaması demektir. Demokratik sistem içinde özgür iradeleriyle yaşamaktır. Hiçbir kimliğin inkârı değil, tam tersine tüm kimliklerin ortak yaşama ve farklılıkların zenginliğini geliştirmektir. Toplumun var oluş hali budur. Onun için var olma, yok olma toplumların özgür iradeleri karar kılmalıdır. İşte kobani gerçekliği bunu ifade ediyor. Bu halk özgürlüğü uğruna, vatanını savunma uğruna kendini dünyanın en vahşi, faşist, çete İŞİD’e karşı savaştı ve siper yaparak kazandı. Kazandığı gibi de inşa etmesini de yapabilecek güçte ve inançtadır. Artık kobani şehitler kenti Arinlerin ve yüzlerce şehidin memleketidir. Bu memleket demokratik ulus inşasını en güzel ve örnek teşkil edecek şekilde rolünü oynayacaktır. Bunda hiç kimsenin şüphesi olmasın ve olmayacaktır. Kobani kahramanlığını savaşarak gösterdi. kobani yurtseverliğini ülkesini ve vatanını savunarak ispatladı. Kobani  ‘savunmasız toplum ölüme mahkûmdur’ Sözünü yırtarak en büyük savunma gücü olan YPG, YPJ geliştirdi ve dünya insanlığına öncü oldu. Bununla da kalmadı, dünya insanlığını kucaklaştırdı. Halklar kardeştir ve mücadeleleri ortaktır. Halkların düşmanları devletler, iktidarlar, küresel sermayedelerdir. Onun için ortak mücadele halklar için kaçınılmaz olarak hepimizi bekliyor. Kobani şahsında kazanan tüm halklar, ilerici insanlık olmuştur. İnşasında da hepimize görev düşüyor. Hep birlikte KOBANİ’YE YÜRÜYELİM

AYTEN DERSİM     

On Ocak 30th, 2015, posted in: KJKONLINE, KJK Gündemi by